Her içeriğin bir görevi olmalı
Hesabı yönetirken içerikleri üç göreve ayırıyorum: ulaştıran (yeni insanlara erişen), güven kuran (işi nasıl yaptığınızı gösteren) ve harekete geçiren (teklif, kampanya, randevu).
Hesapların çoğunda bu dengenin bozuk olduğunu görüyorum: ya sürekli satış mesajı var ve kimse takip etmiyor, ya da hep “güzel” içerik var ama hiç talep gelmiyor.
Organik ve reklamı ayrı düşünmemek
Organikte tutan içerik, reklamda da genellikle tutar. Bu yüzden reklam kreatiflerini sıfırdan üretmek yerine önce organik performansa bakıyorum: hangi video izlendi, hangi paylaşım kaydedildi, hangi mesaj soru getirdi.
İyi çalışan organik içeriği bütçeyle desteklemek, en düşük riskli ölçekleme yöntemi.
Beğeni değil kaydetme ve paylaşma oranına bakın. İnsanların sakladığı içerik, satın alma kararına yakın içeriktir.
Yerel işletmede farklı çalışır
Ulusal bir markanın peşinde koştuğu erişim, yerel bir işletme için anlamsız olabilir. Kocaeli’de bir restoranın 100 bin kişiye ulaşması değil, çevresindeki 10 bin kişiye doğru mesajla ulaşması önemli.
Bu yüzden yerel hesaplarda konum, çalışma saatleri, menü/hizmet güncellemeleri ve müşteri yorumları içeriğin merkezine alınıyor.
Sürdürülebilir ritim
- Ayda bir kez çekilen ve haftalara yayılan içerik bloğu
- Haftalık sabit yayın günleri — algoritmadan çok ekip disiplini için
- Her ay en iyi ve en kötü performanslı üç içeriğin gözden geçirilmesi
- Çalışan formatın hemen bırakılmaması; tükenene kadar varyasyonla sürdürülmesi